İYİ Parti'den tarım ve orman yasasına sert eleştiri: 'Çiftçinin ve doğanın geleceğini karartıyor'
Mersin Milletvekili, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu'nda değişiklik öngören torba yasa teklifine ilişkin İYİ Parti adına Meclis'te yaptığı konuşmada, düzenlemelerin demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu ve tarım politikalarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Çeltik ekim mesafesi 500 metreden 50 metreye düşürülüyor
Teklifin 1'inci maddesinde öngörülen değişiklikle, çeltik ekim alanları ile yerleşim merkezleri arasındaki 500 metrelik güvenlik mesafesinin 50 metreye indirilmesi, toplum sağlığı açısından ciddi riskler oluşturacağını belirten Milletvekili, 'Damlama sulama yapılmayan bölgelerde sivrisinek popülasyonunun artması ve sıtma hastalığının yeniden hortlaması kaçınılmaz olacaktır' dedi. Ülkemizde damlama sulama yöntemiyle çeltik üretimi yapan üretici sayısının oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Milletvekili, 50 metrelik mesafenin tarım arazileriyle konutların iç içe geçmesi anlamına geldiğini ve bu durumun yerleşim yerlerinde yaşanmaz koşullar yaratacağını kaydetti.
Orman alanları özel sektöre açılacak
Teklifin 13'üncü maddesinde öngörülen 'karbon yutak ormanları' düzenlemesinin, ormanlık alanların özel sektöre devredilmesi anlamına geldiğini belirten Milletvekili, 'Bu düzenleme Anayasa'nın 169'uncu maddesine aykırıdır ve ekosisteme büyük zarar verecektir' ifadelerini kullandı. Orman alanlarının maden ve enerji şirketlerine açılmasının doğal yaşamı tehdit edeceğini ve küresel karbon şirketlerinin kullanımına sunulmasının felaketle sonuçlanacağını vurguladı.
Tapu iptalleri ve orman köylüsünün mağduriyeti
Teklifin 14'üncü maddesinde yer alan, orman sınırları içerisinde kalan ve iptal edilen tapuların iadesini öngören düzenlemenin, devletin hatalı kadastro işlemlerinin maliyetini vatandaşın ve doğanın üzerine yıkmak anlamına geldiğini belirten Milletvekili, 'Devlet kendi kurumlarının hatalarını orman varlığını feda ederek kapatamaz' dedi. Düzenlemenin yaklaşık 80 bin taşınmazı kapsadığını ve bu durumun sistematik bir arazi transferi operasyonu olduğunu iddia etti.
Şeker pancarı üretimi şirketlerin insafına bırakılıyor
Teklifin 18, 19 ve 20'nci maddeleriyle Şeker Kanunu'nda yapılan değişikliklerin, Türkiye'nin şeker pancarı üretimini tehdit ettiğini belirten Milletvekili, 'Bu düzenlemeler üreticiyi şirketlerin insafına terk ediyor ve çiftçiyi ağır cezalarla karşı karşıya bırakıyor' dedi. Sözleşmeli üretim modelinin çiftçinin pazarlık gücünü sıfırladığını ve idari para cezalarının üreticileri üretimden vazgeçireceğini ifade etti.
Tarım sektöründeki daralma ve gıda enflasyonu
Ülkemizde tarım sektörünün her geçen yıl küçüldüğünü ve gıda enflasyonunun arttığını belirten Milletvekili, '2025 yılında tarım sektörü yüzde 8,8 küçülürken, inşaat sektörü yüzde 10,8 büyüdü. Bu durum, tarımın inşaat sektörüne kurban edildiğini gösteriyor' dedi. Çiftçilerin yaş ortalamasının 60'a dayandığını ve üretimden uzaklaştığını vurguladı. 'Ülkemizde gıda enflasyonu yüzde 34,55 ile Haiti ve Angola gibi ülkelerin bile üzerinde' diyen Milletvekili, tarım politikalarının iflas ettiğini kaydetti.